
Hikayenin en güzel yeriydin sen ,bense kitabın arasına sıkıştırılmış nerde kalındığını gösteren kağıt ..Hamurumuz aynıydı ama rengimiz farklı ..Senin anlattıkların vardı benimse hayat amacım sadece sende kalmaktı..
Sen bu satırları okurken ben hala hayatıma devam ediyor olacağım..Hiçbirşey değişmeyecek hayatımdan..Monotonluğundan birşey kaybetmeyecek veya sen gelip sarılmayacaksın sıkı sıkı..Ama bu bir hayal dünyası ve ben sensiz geçen gecelerimde dizginleyemem yüreğimin bozkırlarında onları..Sıkı sıkı sarıldıktan sonra yüzüme bakacaksın ve yüzümdeki kızarıklıkları farkedeceksin.Yok bunun biyolojik veya fizyolojik bir açıklaması..Varsa bile ben inanmıyorum .Sen gülsün ve var senin de her gül gibi dikenlerin..Değdi senin seven yerlerime ve kanıyorum..Dışada vuran yanaklarımdaki allar..
Gerçek olan hiçbirşey yoktu aslında duymadım sesini ,görmedim yüzünü..Kandırmaya çalışıyorum kendimi ama inanmak zor her sabah aynı sancıyla kalktığım için ..
Acıyla haykırdı adam ..İçindeki sesi bastırmaya çalışırcasına..Görmek istemediği yüzler dönüyodu gözlerinin önünde..Kaçtı ,koştu sokaklarda ..Karanlıktı her yer..Zifirinin lugatta manası neyse durumu oydu ama kaçamıyordu gözlerindeki gözden..Bu adam kim ,sokakta yanımızdan geçtimi hiç ,hiç gördünüz mü gözlerindekini veya duydunuz mu onun susturamadığı sesleri..Yada o adam veya kadın siz misiniz ??
Düşüyorum




İkiye böldüğümüz ekmeğin sana düşen yarısın bitirdikden sonra benimkine dadanıyordun, elbiselerimi giyip gidiyordun çıkardığında 3 kere yıkamak zorunda kalıyordum zira ter kokun anca çıkıyordu, benden kilolu olup en sevdiğim elbiseyi bolaltıp, genişletip bi daha giyemeyip sana vermem de cabası. Yaa evet; tabiki onun için verdim sana o caanım tişörtü, yoksa ne verecem lan. Empeüç pileyırımı da tuvalete düşürüp tekrar tamir ettirdiğinden beri o aleti elime alamyorum hem eski performansı vermiyor hem de iğreniyorum lan. Oda mevsuna gelince lan her yerde senin elbiselerin eşyaların, elbiselerin, çorapların var. Bi ara "lan olm şu eşyalarını bi düzenle, çok dağınık ve pissin, yeri geliyo kız arkadaşımızı getiriyoruz ayıp oluyo" dediğimde "olm sen topluyorsun ya benimkileri de" diyerek eki eki diye o iğrenç gülüşün hiç aklımdan çıkmıyor hele o iğrenç sesinle geceleri sadece beni değil tüm ev halkını horlamanla uyutmaman da ayrı mesele. evet hia benim gibi evdeki herkes de sana gıcık oluyor. Diyeceğim odur ki hia seni evden atma planları da yaptık zamanında, ama kira meselesi yüzünden seni evde tuttuk.
Her gün "olm hatunla buluşacağım bana para lazım" diyerek tırtıkladığın paraları saymazsak bana yaklaşık 1600 ytl borcun var heartsinatlantis arkadaşım. Zaten benden aldığın paralarla buluştuğun o hatunun da benim okulda her gün içimi geçirerek bakıp, "olm ne güzel kız lan çok fena aşık oldum" diye sana dert yandığım kız olması da bardağı taşıran son damla oldu.
Aşk elini tutamayışım incinirsin korkusuyla...Herşeyimi paylaşırım seninle ama bendeki ateş seni de yakar korkusuyla tutamam ellerini..
Ne kaldı ki gerçek olan.Sevip güvendiğimiz herşey yalan oldu sırayla..Popüler kültüre yenik düştü içimizi sıcak tutan herşey..Aşk adı altında piyasaya sürüldü tüm yalan sevişler..

Tüm masallarda kahraman ben olayım ama sen olcaksan prenses...Çöllere sürüleyim ama içinde boğulacağım kumum sen olcaksan ...Yanıp kül olayım ama doğacaksam sende zümrüdü anka alevinde....izinde kaybolayım geri dönceksen eğer..
Savaş boruları çalmıyor artık...Yenilgiyi kabul ettik kaçıyoruz kalbimizin en derinlerine..Ama yenilgiden çok vefasızlıktan gözlerdeki yaş..Kaçıyoruz ve ağlıyoruz yanan ve harap olan umutlarımıza bakarken..


Bu yazımda yine bir masal kahramanını,masalın gelişimini ,masalın sosyo-kültürel boyutunu irdelicem..Hepimizin bildiği bir kahramandır kırmızı başlıklı kız.Kahraman denilmesine bir anlam verebilmiş değilmişim ilk olarak.Anneannesine kurabiye götüren bildiğin sıradan bir kızdır kendisi..O zamanın ilkbahar -kış kreasyonunun moda rengi olan kırmızı başlığından başka bir mavrası yoktur ..Tatak ,içi boş bir masal kahramanıdır kendisinin..Neden günümüz Türkiyesi'nde babasına sefer tasıyla yemek götüren Ayşe'nin ,Fatma'nın da kahramansal bi yanı yokmudur o zaman..Nedendir bu ayrımcılık ,neden bir kırmızı başlıkla değişir herşey.Herneyse hikayemize devam edelim annesi bunun eline kurabiyeleri verip küçücük gözü açılmamış bir körpeyi tek başına gönderir.Hem de sadece kurabiyelerle ormanın diğer tarafında yaşlı ,hasta bir kadıncağız ne haldedir diye kimse düşünmez ..Nedendir bu boşvermişlik.Bu yaşlı kadına bunlar reva mıdır ?? Sorarım size ..Ama annesi kırmızıya sakın ormana girmemesini orda tehlikeli yaratıkların olduğunu söyler ..Kırmızıda peki anne deyip geçiştirir..Macera ,adrenalin arıyodur .Hem diğer yol çok uzundur aklı sıra hemen gidecek sonrada erkek arkadaşıyla buluşcaktır..Nedir bu yozlaşmışlık..Bir erkek için değer mi hem o erkek senin büyüklerinden daha mı değerlidir.Biraz daha dur kadıncağızın yanında .Bu kadar mı düştük ...Puuuu kırmızı yazıklar olsun sana ...Pardon sayın okurlarım ne zaman okusam bu hikayeyi çok sinirleniyorum çok .Elimde değil .Herneyse kırmızı ormanda yoluna devam ederken kurt çıkar karşısına..Bizim osuruktan nem kapan milletimiz yok kurt bizim totemimiz .Yok kurt yol kesmez küçücük bir kıza zarar vermeyi bile düşünmez onun gözü kurabiyelerdedir demeyin yemezler..Yani kurtlar kurabiye yemez o bağlamda .Herneyse kırmızı kurttan uyanık çıkar ,kafaya alır "yok ben anneanneme şunları bi götüreyim sonra sanada bi ayar çekeriz der "yoluna devam eder..Nese bir süre sonra anneannenin evine varılır bu arada akla" bu kırmızının babasının annesi yokmu ,babasını leylekler mi getirdi ,o zamandada klonlama var mıydı "gibisinden sorular akla gelebilir..Babanne yıllar önce vefat etmiştir..Nur yüzlü bir kadındır kendileri .Yıllarca kırmızılarla yaşamış ama gelinin dırdırına daha fazla dayanamamıştır.Nese kırmızı kapıyı açar içeri girer.."Yok kapıyı niye çalmadı ,kapı kilitli değil miydi " gibisinden saçma salak sorularla beni yormayın..Bu kadın hasta birde onla mı uğraşcak..Zaten 2 günlük ömrü kalmıştır gibisinden düşünceler aklımıza gelsede bence bu kadın hepimizi gömer..Nese kırmızı eve varasıya kurt varıp anneanneyi alt etmiştir..Kurt her ne kadar aptal gözükse de bir süre sonra ayıkmıştır..Malum kurt ya bir de kurt gibi acıkmıştır var gerisini sen hesap et..Anneannenin kurtla işbirliği içine girdiği iddialarıda varsa da..Anneannede iyi bir kadındır ..Her ne kadar kızıda olsa onla yaşamaya tahammül edemez hale gelmiştir" burda aç kalırım o gacinin çenesinin çekmem bea yaa" demiştir ..Az da cingenlik vardır kendisinde..Anneannede ne ciğer varsa o kurdun midesinde bile yaşamaya devam etmiştir, kurtta ne kadar acıkmışsa artık çiğmeden yutmuştur koca karıyı..Öykünün devamında yok ormancı geldi falan yok nehir ,su , falan bunlar hep safsata ..Korkak kırmızı dalgayı çakmıştır ..O geçen yok burnun ne kadar uzun, yok dişlerin ne kadar sivri dialoglarıda kırmızının numarasıdır ..Çakmıştır kurdu kızdırmamaya çalıştırmıştır..Kurtta kart karıyı yiyince iice mayışmıştır uyku basmıştır..Nese anneanne benim bir takım işlerim var .Bu gece arkadaşlarda kalacam yalanıyla uzaklaşmış boyfriendiyle geri dönmüşlerdir.Kırmızının ayrıca tikkylik akımının kurucularından olduğu söylenmektedir..Sonra zaten mayışmış olan kurdu bir güzel pataklamışlardır arada olan anneanneye olmuştur bu hırpalanmalardan baya etkilenmiştir zaten kurdun midesinden çıktıktan sonrada fazlada yaşamamıştır..Zaten kurdu falan ayartanın hep kırmızının annesi olduğu yönünde dedikodular var ..Benden duymuş olmayın anneanne acayip zengin gacidir..Hep bu paralar içindir bunlar..Kırmızı safım ne bilsin gerçi zekidir okul birincisidir ama anne ah o anne ne kurnaz tilkidir. Allah şerrinden korusun hepimizi..
BÖYLE İŞTE BİR SONRA Kİ ÖYKÜMÜZDE BULUŞMAK ÜZERE ...OĞLUM UYUTMAK İÇİN SÖYLEDİK SİZ KAHKAHA ATIYOSUNUZ ..YATIN ZIBARIN LAN...




