
Saturday, June 28, 2008
Tuesday, June 03, 2008

Monday, May 12, 2008
Wednesday, March 05, 2008


Tuesday, February 12, 2008
...kendinden nefret eden adam...
Ümit ettiğim için nefret ediyorum kendimden ..Hançeri sırtıma inadıma kendim saplıyormuşum gibi hissediyorum..Sen benim en yakın dostumsun derken ve açarken sana en derinimi beni ordan bile yaralıyosun ..Artık korkuyorum kendimden .
Saturday, January 12, 2008
Biten Bir Aşka Mektuplar - 2
Saturday, December 15, 2007
Wednesday, November 21, 2007
Tuesday, November 13, 2007
Tutan ele göre şekil alırız..Yada bir şekil bulamayız..
Aşk ateşi yakar adam oluruz yada fazla yanar iflah olmayız..
Biten Bir Aşka Mektuplar
Sen bu satırları okurken ben hala hayatıma devam ediyor olacağım..Hiçbirşey değişmeyecek hayatımdan..Monotonluğundan birşey kaybetmeyecek veya sen gelip sarılmayacaksın sıkı sıkı..Ama bu bir hayal dünyası ve ben sensiz geçen gecelerimde dizginleyemem yüreğimin bozkırlarında onları..Sıkı sıkı sarıldıktan sonra yüzüme bakacaksın ve yüzümdeki kızarıklıkları farkedeceksin.Yok bunun biyolojik veya fizyolojik bir açıklaması..Varsa bile ben inanmıyorum .Sen gülsün ve var senin de her gül gibi dikenlerin..Değdi senin seven yerlerime ve kanıyorum..Dışada vuran yanaklarımdaki allar..
Gerçek olan hiçbirşey yoktu aslında duymadım sesini ,görmedim yüzünü..Kandırmaya çalışıyorum kendimi ama inanmak zor her sabah aynı sancıyla kalktığım için ..Sesini duymadım belki ..Yüzünüde görmedim..Tutmadım ellerini..Hissetmedim sıcaklığını ama bu iç çekişlerim ..Onlar da mı yalan ?? Başka sesleri sustursan belki sende duyarsın onları..
Duyduğum sesin değildi belki veya ben hayal ettim yüzünü ..İnanırdım yaşadıklarımızın yalan olduğuna ah şu anılarda olmasa..
Bu yazı tamamen kurgudur fakat gerçek olma payı vardır..
Tuesday, November 06, 2007
Acıyla haykırdı adam ..İçindeki sesi bastırmaya çalışırcasına..Görmek istemediği yüzler dönüyodu gözlerinin önünde..Kaçtı ,koştu sokaklarda ..Karanlıktı her yer..Zifirinin lugatta manası neyse durumu oydu ama kaçamıyordu gözlerindeki gözden..Bu adam kim ,sokakta yanımızdan geçtimi hiç ,hiç gördünüz mü gözlerindekini veya duydunuz mu onun susturamadığı sesleri..Yada o adam veya kadın siz misiniz ??
Saturday, November 03, 2007
Monday, October 22, 2007
DüşüyorumThursday, October 18, 2007

Madem adımımızı attık bu dünyaya, değişeceğiz.Bir rüzgar escek yapraklarımızı uçurcak,bir selle beraber kayalar vurcak gövdemize yaralanacağız ama yine o doğa iyileştircek yaralarımızı..Güneş vurmuyosa tenimize nasıl umutla bakacağız güne..
Madem hayattayız, nefes alıyoruz..Sevgide hayatın bir parçası o da acı vercek . O da belki birgün mutlu etcek ama sırf sevebildiğimiz için mutlu olacağız bazen ,bazende sevgimize kahredeceğiz." Kalemin kağıdı sevdiği gibi seviyorum kirlenmek pahasına " diyecek belki kalemimiz ,dilimiz..Ama yine o kalem belki bize şekil vercek .Bir yüz olacağız ,bir ağaç,bir ev olacağız belkide bir kalp...
Wednesday, October 17, 2007

Sevgili dostum, arkadaşım, kardeşim can yoldaşım hia, umarım PTT bir güzellik edip "yahu mektup postada kaybolmuş" ifadesini gerçeğe dönüştürüp, bi önceki mektubun eline geçmesini önlemiştir. Aldıysan da dikkate alma onu şaka yaptık ki olm biz sana yatağın yastığın hepsi yerinde. Seni nasıl sevdiğimizi bilirsin. Tüm ev halkı olarak geçmişe bi sünger çekelim dedik canım arkadaşım. Bu mektubu Ankaraya dönmen için tüm ev halkı adına en yakın arkadaşın olarak ben yazıyorum...
Heyyytt bee can yoldaşım kardeşim oda arkadaşım öyle özledim ki seni ne günlerimiz oldu seninle, sabaha kadar oturup muhabbet etmelerimizi, dertlerimizi paylaşmamızı özledim, gerçi ben anlatırken hep uyuyakalırdın, uyumasanda moral vereceğin yerde "la olm sen de ne mal adamsın" gibi; üzerimde negatif etki yapan ve senin gözümde en az karşımda "yo yo dostum" diyen bir hop-hopçu gibi görünüp sinir olmama sebep olduysan bile seviyordum seni. Hatırlar mısın hasta oldğunda sabaha kadar başında beklemiş ateşini düşürmeye çalışmıştım, düşmeyince de seni eczaneye götürmüştüm. Senden kaptığım virüslerle yatağa düşmemden sonra senin zerre kadar umrunda olmayıp "la olm geberiyorum bi su getir la" diye ben yatakta kıvranırken "la kalk kendin al benim çıkmam gerek kızla buluşacağım" demen de benim için önemli değildi aslında iyileştikten sonra azını burnunu kırdığım için özür dilerim arkadaşım hia, çok pişmanım. Heeey heyyy eskilerden bahsedince çok duygulandım bak.
Lafın özü arkadışm tek ben değil tüm ev halkı özledi seni. Evdeki kedi bile özledi la seni. Valla bak. Dün sabah baktığımda hani o pis kokan çorapların var dı ya onlarla oynuyordu bugün de en sevdiğin lacivert t-shürtün vardı patilerinin arasında bir iki tırmık atıp parçalamış ama önemli değil, kedi işte. Eline nerden geçirdiyse yaramaz şey.
Neyse mektubumda sona yaklaşırken bi daha çağrı yapıyorum hia sana: Dön Ankaraya. Olm dön bak. Dön gel lan. Dönüyo musun?? Gel artık bak. Gelirsin değil mi bir kaç güne? Valla İskenderuna kadar gelir azını burnunu kırarım hia ev kirası su faturası elektrik parası doğalgaz faturası hepsi birikti ödeyemeyoruz lan gel bize olan borçlarınla kapatalım şu faturaların borcunu bu işi tatlıya bağlayalım. Yukarıda yazdıklarımın alayı da yalandı. Neyini özleyecem lan senin o pis kokunu mu iğrenç horuldamanı mı? T-shürtünü de biz verdik kediye.
En kısa zamanda Ankaraya dönüp borçlarını ödemen dileğiyle.
Monday, October 15, 2007

Issız Adada Yalnız Kalsam
Herneyse söz yazarlarının takıldığı gibi sadece aşk noktasına odaklanmayalım..Böle yaparsak yazı iyice karamlaşır iyice değilmi??? Bölede şizofrenik hissettim kendimi..Anamm iyiden iyiye sıyırmaya da başladık iyimi :P İdeolojik farklılıklar da yok ortada kendi kendinle çelişmediğin sürece ..
Başka neler olabilir gelemedi aklıma ..Geldikçe eklerim artıkın....
Thursday, October 11, 2007

Tuesday, October 09, 2007

Aşktan adam misali
Acıdan nefes alamazken
Wednesday, September 26, 2007
Cannibalismden Heartsinatlantis'e Açık Mektup
İkiye böldüğümüz ekmeğin sana düşen yarısın bitirdikden sonra benimkine dadanıyordun, elbiselerimi giyip gidiyordun çıkardığında 3 kere yıkamak zorunda kalıyordum zira ter kokun anca çıkıyordu, benden kilolu olup en sevdiğim elbiseyi bolaltıp, genişletip bi daha giyemeyip sana vermem de cabası. Yaa evet; tabiki onun için verdim sana o caanım tişörtü, yoksa ne verecem lan. Empeüç pileyırımı da tuvalete düşürüp tekrar tamir ettirdiğinden beri o aleti elime alamyorum hem eski performansı vermiyor hem de iğreniyorum lan. Oda mevsuna gelince lan her yerde senin elbiselerin eşyaların, elbiselerin, çorapların var. Bi ara "lan olm şu eşyalarını bi düzenle, çok dağınık ve pissin, yeri geliyo kız arkadaşımızı getiriyoruz ayıp oluyo" dediğimde "olm sen topluyorsun ya benimkileri de" diyerek eki eki diye o iğrenç gülüşün hiç aklımdan çıkmıyor hele o iğrenç sesinle geceleri sadece beni değil tüm ev halkını horlamanla uyutmaman da ayrı mesele. evet hia benim gibi evdeki herkes de sana gıcık oluyor. Diyeceğim odur ki hia seni evden atma planları da yaptık zamanında, ama kira meselesi yüzünden seni evde tuttuk.
Her gün "olm hatunla buluşacağım bana para lazım" diyerek tırtıkladığın paraları saymazsak bana yaklaşık 1600 ytl borcun var heartsinatlantis arkadaşım. Zaten benden aldığın paralarla buluştuğun o hatunun da benim okulda her gün içimi geçirerek bakıp, "olm ne güzel kız lan çok fena aşık oldum" diye sana dert yandığım kız olması da bardağı taşıran son damla oldu.Kazığı yediğimi fark ettiğim o günü hiç unutamıyorum hia. Gözlerimin önünde, rüyalarımda hep o sizi beşevlerde kafede el ele oturup birbirinize gülüştüğünüz ve beni görmemezlikten geldiğin o gün var hia. Bunu bana yapmayacaktın akadaşım. Haberin olsun evdekileri de "olm senin kız arkadaşına da asılıyodu bu terbiyesiz, bana anlatıyodu lan ismailin kız arkadaşı da daş gibi diye ama ben söyleyemiyordum size" diye gazladım. Olm yatacak yerin yok yatağını, yastığını, elbiselerini sen olarak düşünüp bi güzel dövüp parçaladık. Hatta İsmaile gazı nasıl verdiysem hızını alamayıp senin yatağa sopayla daldı.
Neyse hia demem o ki bi yanlış yapıp İskenderundan Ankaraya döneyim deme...



